Yemek tarifi etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Yemek tarifi etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

01 Temmuz 2008 Salı

Zeytinyağlı Enginar

Pazarda enginar'ı gördüğüm zaman "tamam yaz geldi" diye düşünürüm hep. Kimileri sevmez enginarı ama ben sanırım sebze düşkünü biri olduğumdan bayılırım. Tabii kılçıksız olması şartı ile...

Aslında yazacağım enginar tarifi herkesin bildiği gibi ama ben alternatif olarak eğer, evinizde garnitür yapabileceğiniz malzeme yoksa soğanla da yapılabilir diye yazıyorum. Garnitürle daha şık duruyor ama soğanla da denemenizi tavsiye ederim bence çok lezzetli oluyor.

İşte tarifi (2 tane enginar için):
  1. Öncelikle 2 - 2,5 tane orta boy soğanı yağda kavurun.
  2. Sonra yıkadığınız enginarları tencereye koyun ve üzerlerine yarım limon sıkın . Bunu yapmamızın amacı enginarların pişerken kararmasını engellemek.
  3. Kavurduğunuz soğanları enginarların ortasına koyun. Soğanların hizzasına kadar su doldurun ve bir tane şeker ve tuz ekleyin. Enginarlar yumuşayana kadar pişirin. Bu aşamada soğanların bir kısmı suya dağılacaktır, piştikten sonra servis tabağına alırken enginarların üzerine koyarsanız sorun olmayacaktır. İşte bu kadar :)
Bu arada çektiğim resimde enginarların yanında gördüğünüz maydanozları buzluktan çıkardım. Benim eşim maydanoz, dereotu gibi şeyleri hiç yemiyor. Eskiden kullanacağım kadar kısmını kullandıkta sonra maydanozlarım hep bozuluyordu. Ben de artık iyice yıkıyorum, süzüyorum, ayıklıyorum ve buzdolabı poşetine koyup buzluğa kaldırıyorum. Çok pratik oluyor. Her an elimin altında temiz, ayıklanmış maydanozlarım var :)

Enginarın faydalarını okumak isterseniz buraya tıklayın.
KadıncaBlog'daki diğer yemek tarifleri için ise buraya.

27 Haziran 2008 Cuma

Kışlık Bezelye...

Daha yazın ortasına bile gelmeden kışlık hazırlıklarımız devam ediyor. Aslında ben kışlık bezelyeyi hazırlayıp buzluğa atalı bir kaç hafta oluyor ama yazısını anca yazıyorum ve maalesef fotoğraf çekmeyi unuttuğum için KadınSanat'ın çektiği bu çok güzel fotoğrafı kullanıyorum.

Öncelikle farklı yapan var mıdır bilmiyorum ama kışlık bezelye hazırlarken ben sadece ayıklıyorum, taneleri suda bekletip süzgeçten geçirip iyice yıkıyorum, buzdolabı poşetlerine birer kullanımlık olmak üzere dolduruyorum ve buzluğa atıyorum. Düdüklü tencerede pişirdiğim için böylesi bana çok rahat oluyor. Düdüklü tencerede nasıl pişirdiğime gelince:

Soğanı, küp küp doğranmış havucu, kıymayı, salçayı (evde varsa az bir şey biber salçası da ekliyorum), küp doğranmış patatesleri kavuruyorum. Sonra buzluktan çıkardığım bezelyeleri hiç çözdürmeden tencerenin içine atıyorum. Tencerenin içinde buzu çözüldükten sonra suyunu ekleyip düdüklüde (yeni nesil düdüklülerde) 11-12 dk pişirdikten sonra, kapağını açıyorum ve tuzunu ekleyip ağzı açık çok az birşey daha kaynatıyorum. Yanına da bir pilav süper oluyor :)

Bu arada eğer kışlık bezelye yapmak isteyenleriniz varsa zamanı ya geçti ya da geçmek üzere . Acele etmenizde fayda var diye düşünüyorum.

KadıncaBlog'da ilgili yazılar:

Domates Konservesi

Pancar Turşusu

24 Haziran 2008 Salı

Patlıcan Yemeği





Patlıcan'ın her türünü çok seviyorum ama yapısı itibariyle çok yağ çeken bir sebze olduğundan bazen bana ağır gelebiliyor. Mesela musakka bence çok lezzetli oluyor ama hem kızarırken hem de pişerken içine emdiği yağdan dolayı çok az yiyebiliyorum. Bu yüzden aşağıda anlatacağım gibi pişmiş patlıcan yemeği favorim :)

Malzemeler:
  • 4 adet orta boy patlıcan
  • 3 adet domates
  • 3 adet biber
  • 150 - 200 gr kadar parça et
  • soğan
  • domates salçası ve bibver salçası (yoksa pul biber olabilir)
  • tuz

Yapılışı:

Patlıcanları alacalı soyup küp küp doğradıktan sonra, tuzlu suda 15-20 dakika bekletiyoruz. Bu sırada küp küp doğradığımız soğanları, eti ve salçayı (hem biber, hem domates) kavuruyoruz. Süzdüğümüz patlıcanları tencereye ekleyip üzerine biberleri iri halkalar halinde, domatesleri de küp şeklinde doğruyoruz. Tuzunu ekledikten sonra hiç su koymadan tencerenin kapağını kapatıyoruz ve çok kısık ateşte yemek kendini suyunu verip, tekrar çekene kadar pişiriyoruz. Bu aşamada biraz daha su koyup kaynatıyoruz ve yemeğimiz pişmiştir :)

Geçenlerde bir yerde okumuştum (nerede olduğunu hatırlamıyorum); patlıcanın tuzlu suda bekletilmesinin sebebi içeriğinde bulunan yüksek orandaki nikotini atması içinmiş. Bazıları suda bekletmiyor sanırım ama özellikle çocuklarınız yiyecekse bu konuya dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.




Yemeğin yanına da yukarıdaki salatayı yaptım. Domates, badem, yeşil köy biberi, kırmızı biber, yağ, limon, tuz, nane ve sumaktan oluşan bir salata. Çok lezzetliydi tavsiye ederim :)



KadıncaBlog'da ilgili yazılar:

Gül böreği

Saçalı biftek

Fırında et sote

Fırında tavuk

Zeytinyağlı kereviz

17 Haziran 2008 Salı

Domates Konservesi

Dün işten biraz erken çıktım ve eve gittim. Buz dolabını açınca geçen hafta çok fazla aldığım domateslerin haliyle yumuşamaya başladıklarını gördüm. Yiyecek türü şeyleri atmayı hiç sevmediğimden bunlardan konserve yapayım en azından kavanozda ben açana dek beklerler diye düşündüm. Sonuçta tam domates mevsimi kışa bile kalsa sağlıklı beslenmiş oluruz.
Önce domatesleri tarttım, 2,5 kg civarında vardılar. Sonra hepsini yıkadım ve kabuklarını soymadan yemeklik boyutta doğradım.
Burada iki şey belirtmem gerekiyor; birincisi kabuklarını soymadım çünkü bence domates kabuğuyla yenmeli. Bir kaç kaynaktan okuduğum kadarıyla domatesin kabuğunun da çok faydası varmış. Ben çoğu yemeğe domates doğrarken de kabuklarını soymam zaten. İkincisi de doğrama konusunda, bazıları domates konservesi yaparken rendeliyorlar ama bence rendeleyince çok sulanıyor böyle daha az sulu oluyor gibime geliyor.
Bu aşama da yemeklik doğradığım domateslere hiç bir şey eklemeden (yağ,tuz vs) tencereye koydum ve orta ateşte suyunu çekene kadar ara sıra karıştırarak kaynattım. Eğer domatesleriniz çok su verdiyse suyunu çekmesi için ağzı açık şekilde kaynatmaya devam edin.
Domatesleriniz istediğiniz kıvama gelince hava almayacak bir kavanoza doldurun, kapağını sıkıca kapatın ve ters çevirip bir havlunun üzerinde bir gece bekletin. Sabah kalktığınızda eğer kavanoz sızma yapmışsa onu kısa vadede tüketmeniz gerekiyor. Hiç bir akma belirtisi yok ise uzun süre serin yerde bekletebilirsiniz :).






Domatesin Faydaları:
"DOMATES: Domates demir, potasyum, kalsiyum ve fosfor mineralleri ile A, B ve C vitaminleri açısından oldukça zengin bir besindir.
Domatesin Faydaları: Özellikle lif açısından zengin kabuklarıyla yenildiğinde sindirimi kolaylaştırır. Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur ve kabızlığı giderir. İyi bir idrar söktürücüdür ve vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Kanı temizler. Kanseri, özellikle de prostat kanserini, önlemede çok etkilidir. Kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Damar sertliği ve romatizmaya iyi gelir. Yaşlanmayı geciktirir. Cilde tazelik verir.
Domates Nasıl Kullanılır? Domates taze olarak yenebileceği gibi yemeklerde, domates salçası, ketçap ve turşu yapımında da kullanılır. Ayrıca, domates cilt bakımı için de yararlıdır. Cilde tazelik ve renk verir. Dilimlenmiş domatesi ciltteki sivilce ve siyah noktaların üzerine koyup bir süre beklettikten sonra cilt temizlenirse yararı görülür. Domates ve domates suyu yağlı ciltlere iyi gelir ve derideki gözenekleri sıkılaştırmaya yardımcı olur. " Kaynak
KadıncaBlog'da ilgili yazı:

10 Haziran 2008 Salı

Pancar Turşusu



Haftasonu yine boş durmadım ve pancar turşusu yaptım. Çok pratik ve turşu denmesine rağmen kurduktan sonra anında yenebiliyor olması güzel. Çalışan bir bayan olduğum için böyle şeylerin dolapta bulunuyor olması iyi oluyor. Acil zamanlarda sofraya çıkaracak çeşit olmuş oluyor. Eğer siz de yapmak isterseniz tarifi:

Malzemeler:

  • 1 demet pancar
  • 3-4 diş sarımsak
  • yarım çay bardağı kadar sirke (ağız tadınıza göre ayarlayabilirsiniz)

Yapılışı:

Önce pancarların ucundaki kök gibi olan yerleri ve başındaki sapları kesin. Sonra iyice yıkayın. Ben hiç toprak kalmasın diye bulaşık süngeriyle bile ovdum. Pancarların tek tek düdüklü tencereye koyun ve üzerini geçecek kadar su doldurun. Benim düdüklüm yeni modellerden o yüzden ben 12 dakika falan kaynattım ama eğer eski tip düdüklünüz varsa yarım saat tencerede kalması gerekiyor. Haşlandıktan sonra soğuyana kadar bekleyin (benim bu aşamada çok uykum geldiğinden uyumuştum. Sabah sanki suyunun rengi daha kırmızı olmuştu :) ). Sonra pancarların kabuklarını soyun ve iri küpler halinde doğrayıp bir kavanoza aralarına sarmısakları atarak doldurun. Sirkeyi ve pancarın kendi suyundan kavanozu dolduracak kadar ekleyin ve kapağını sıkıca kapatın. İşte bu kadar :)

Pancarın faydalarını okumak isterseniz:

"Kırmızı pancar, iştahı açar ve hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. Mide ağrılarını ve ekşimelerini azaltır. İdrar söktürür ve kabızlığı giderir. Böbrekleri çalıştırır. Şeker hastalığı ile vereme karşı koruyucudur. Karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur ve kansızlığı giderir. Sinirleri yatıştırır. Kırmızı pancar suyu kansere karşı iyi bir koruyucudur. Ayrıca, yüksek tansiyonu düşürücü etkiye sahiptir." Alıntı

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Evim Gül Koktu / Gül Reçeli

Güller o kadar güzel açtılar, her yeri o kadar güzel renk renk yaptılar ki ben de özenip Pazar günü gül reçeli yapayım dedim. Bir gün önce pazardan aldığım gülleri bir güzel ayıkladım, yıkadım, fotoğraladım, kokladım.... Yani resmen oyun oynadım onlarla :)

Sonra reçel yapma aşamasına geçtim. Portakal Ağacında Lale Hanımın verdiği gül reçeli tarifini denedim. Aynen dediği aşamaları yaptım ama maalesef pek başarılı bir reçel olmadı. Soğuduktan sonra hem şekerli hem acı, garip bir tat oldu. Daha sonradan bir kaç kişiye sordum, meğerse önce yaprağın kendi acılığını atması için sıcak suya koymak gerekiyormuş.

Maalesef gül reçelim olamadı ama o gün bütün gün evim gül koktu, ben o pembe yapraklarla oynarken tüm sıkıntımı atmış oldum ve en azından merak ettiğim bir şeyi denemiş oldum :)

Her taraf rengarenk. Bahçeleri, balkonları veya cam önlerini çiçeklendirmenin tam vakti. Renkli renkli çiçekleri görmek kadar insanı rahatlatan bir şey daha yoktur herhalde :)

KadıncaBlog'da diğer tarifler:
Krep
Gül Böreği
Salçalı Biftek
Fırında Et sote
Fırında Tavuk

25 Mayıs 2008 Pazar

Krep

Dün uzun pazar kahvaltımız için krep yapayım dedim. Bir kaç tarif araştırdım farklı bir şeyler var mı acaba diye ama en pratik ve lezzetli olan annemin klasik krep tarifi gibime geldi. Gerçi benim ki biraz şekilsiz oldu :) Üzerine de köylü pazarından (ayrı bir yazı olarak daha sonra anlatacağım) aldığımız çökeleği ve ev yapımı çilek reçelini sürünce afiyetle yedim.

İşte tarifi (2 krep için):
  • 1 su bardağı un, 1 su bardağı şeker, 1 yumurtayı ve bir fiske tuzu karıştırma kabında pürüzsüz hale gelinceye kadar karıştırıyoruz.
  • Krep tavasını dibine az bir şey sıvı yap döküyoruz ve ısıtıyoruz.
  • Hazırladığımız krep harcını tavanın her yerine yayılacak şekilde döküyoruz ve arkalı önlü kızartıyoruz. İçine dilediğiniz her şeyi koyabilirsiniz.

Krep tavasını da ben Esse'den almıştım. Cem marka tavayı piuyasadakilerin çok altına 9,90 ytlye aldım. Size de tavsiye ederim.

31 Mart 2008 Pazartesi

Gül Böreği

Neredeyse herkesin bildiği ve yapımı çok kolay bir börektir Gül böreği. Dün ben patateslisini yaptım. Belki tarifi elinde olmayanlar vardır diye bir de ben yazıyorum. Şimdiden afiyet olsun...

Malzemeler:
  • 3 yufka
  • 4 orta boy patates
  • 1 su bardağı süt
  • 3-4 adet yumurta
  • 1 çay bardağından biraz daha az sıvı yağ
  • Yarım su bardağı su
  • tuz, pul biber, nane.

Yapılışı:

  • Önce patatesleri haslayın. Haşlandıktan sonra ezin ve baharatları ekleyin
  • Yufkaları 4'e bölün
  • 2 yumurta, 1 su bardağı süt, çay bardağından daha az sıvı yağ ve yarım su bardağı süt ile hazırladığınız harcı üçgen şeklindeki yufkalara sürün. Yufkanın geniş kısmına hazırladığınız patates harcını sürün ve rulo yapıp gül şeklini verdikten sonra yağlanmış fırın tepsisine dizin. Aynı işlemi diğer bütün yufka parçaları için tekrarlayın.
  • Hepsini dizdikten sonra böreklerin üzerine yumurta sarısı sürün (sanıyorum 1 veya 2 yumurta sarısı yeterli olacaktır).
  • Önceden ısıtılmış 200 derece fırında pişirin.

KadıncaBlog'da ilgili yazılar:

15 Ocak 2008 Salı

Salçalı Biftek

Salçalı Biftek benim çok sevdiğim bir yemek. Hem yapımı çok pratik hem de sofrada çok şık duruyor (fotoğraf biraz alelacele çekildiği için burada çok şık durmuyor tabi :) ). Ben dün 4 kişi için yaptım bu yemeği malzemeleri de ona göre yazıyorum ama siz daha fazla kişi için yapmak isterseniz malzemeleri ona göre arttırırsınız.

Malzemeler:
  • 10 dilim dana kontrafile
  • 2 adet domates
  • 3 adet çarliston biber
  • 1 yemek kaşığı salça
  • Tuz, kırmızı pul biber ve kekik
  • Sıvıyağ

Yapılışı:

  • Önce biftekleri sıvıyağda arkalı önlü hafif kızartın.
  • Temizleyip böldüğünüz biberleri bifteklerin üzerine dizin. Tencerenin kapağını kapatın.
  • Biberlerin rengi sarıya dönünce halka halka doğradığınız domatesleri biberlerin üzerine dizin.
  • Yarım kase (küçük) suyun içerisine 1 yemek kaşığı salça tuz, pul biber ve kekiği atın. Salça eriyeyene kadar çırpın.
  • Hazırladığınız salçalı suyu tencerenin içine boşaltın ve orta ateşte pişirmeye devam edin. Biberler piştiği zaman yemeğiniz de pişmiş demektir.

Afiyet olsun :)

12 Aralık 2007 Çarşamba

Fırında Et Sote

Bu kadar yemek blogu varken ve onlar çok güzel yemekler yaparken insan tarif koymaya çekiniyor. Bu yemeğin adı da aslında böyle değil yani ben adını bilmiyorum ama Et sote gibi olduğundan ve fırın poşetinde pişirildiğinden böyle bir isim koydum. Çok pratik ve bence çok lezzetli bir yemek. İşte tarifi:

Malzemeler:
  • Yarım kilo kuşbaşı et
  • 2 adet kabukları soyulmuş domates
  • 3-4 adet biber
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • Yağ
  • Tuz
  • isteğinize göre baharat
  • 2-3 diş sarımsak

Yapılışı:

Öncelikle yağı, eti, küp küp doğradığınız domatesleri, iri iri kestiğiniz biberleri, tuzu, salçayı, sarımsakları ve arzu ettiğiniz baharatları bir kabın içinde iyice karıştırıyorsunuz. Onsan sonra bu karışımı fırın poşetine koyup, ağzını bağlıyorsunuz. Poşetin bir kaç yerine bıçak ucuyla kesikler attıktan sonra 200 derece fırında 1 saat pişiriyorsunuz (turbo fırınlar için). İşte bu kadar.

Afiyet olsun :)

31 Ekim 2007 Çarşamba

Bir Öneri - Büyük Yemek Kitabı


Yemek yapmayı çok seviyorum. Mutfağa girip bir şeyler pişirmek benim için en iyi terapi şekli. Tatlıyı pek sevmememe rağmen tatlı pişirmekse ayrı bir keyif benim için. sonra güzel sofralar hazırlamak, hazırlananları misafirlere sunmak ve yemek eşliğinde sohbet etmek çok hoşuma gidiyor :).
İlk evlendiğim zamanlar yemek yapmakta çok bilgili olduğum söylenemez. O yüzden farklı yemeklerden önce gündelik yemekleri bulabileceğim kaynak çok arıyordum ama her yerde değişik tarifler bulunuyordu. Sonunda Emine Beder'in "Büyük Yemek Kitabını" keşfettim. İçinde çorbadan tatlıya kadar aradığınız bütün yemekler var. Çok açık bir şekilde anlatmış. Hepsiburada da Fiyatı: 20,71 ytl. Eğer satın almak isterseniz buraya tıklamanız yeterli.

02 Ekim 2007 Salı

Fırında Tavuk

Bloğa yazdığım ilk tarif zeytinyağlı kerevizdi ama gördüm ki yanlış bir seçim olmuş çünkü çoğu kişinin pekte hoşlandığı bir yemek değilmiş :) Bu seferkini umarım beğenirsiniz...
Bu yemek benim kurtarıcı yemeklerimden biridir. Çalışan biri olarak zaman zaman böyle pratik yemeklere ihtiyaç duyabiliyorsunuz. Ayrıca bir tavukla iki yemek birden yapmış oluyorsunuz; Fırında tavuk ve tavuk suyuna şehriye çorbası.

Fırında Tavuk

Malzemeler:
.1 bütün tavuk
.1 tavuk bulyon
.1 kâse sıvı yağ
.Tuz
.Pul biber
.Kekik

Yapılışı:
1.Önce bütün olarak aldığınız tavuğu iyice yıkayın ve süzdürün.
2.Sonra ister düdüklü tencerede isterseniz de normal tencerede tavuğu iyice haşlayın. Haşlama suyunun içine 1 tavuk bulyon atmanızı öneririm. Çorba yaparken tadı çok lezzetli oluyor.
3.Haşladıktan sonra tavuğun tümünü sudan alın ve bir fırın kabına koyun. Bir kâse yağın içine tuz, pul biber ve kekiği ekleyin. Bu yağı tavuğun her yerine gelecek şekilde üzerine dökün.
4.240C fırında yarım saat 45 dakika kadar pişirin.

Tavuk Suyuna Şehriye Çorbası:

Malzemeler:
.İçinde tavuğu haşladığınız su
.Tel şehriye (miktarını veremiyorum çünkü suyunuza göre kendinizin ayarlaması gerekiyor)
.Tuz
.1/2 limon
.Nane

Yapılışı:
1.
Tavuğu haşladıktan ve içinden aldıktan sonra kalan suyu tekrar kaynatın ( eğer su az görünüyorsa üzerine biraz daha normal su ekleyebilirsiniz).
2.Kaynayan suyun içine tuzu ve şehriyeleri atın.
3.Şehriyeler yumuşadıktan sonra ocağın altını kapatın ve nane ile limonu ekleyin.


Afiyet olsun :)

28 Eylül 2007 Cuma

Zeytinyağlı Kereviz


Ve işte blogumun ilk yemek tarifini yazıyorum :) Aslında diğer bloglarda yazan yemekler kadar teferruatlı bir yemek değil ama bence çalışan bayanlar için pratik ve lezzetli bir seçenek. Özellikle de ani bir misafiriniz geldiğinde kurtarıcı yemeklerden biri olabilir.Ayrıca ilk evlendiğim zaman böyle klasik, hepimizin evinde pişen yemeklerin tarifini bulmakta zorlanıyordum. Belki benim gibi bulmakta zorlananlar için faydalı olabileceğini düşündüm.
Malzemeler:
  • Yarım kg kereviz
  • 1 soğan
  • 1 havuç
  • 1 patates
  • Sıvı yağ
  • 1 adet portakal
  • yarım limon

Yapılışı:

  1. İlk önce kerevizi soyun ve küp küp doğrayın. Bembeyaz olmaları için yarım limonu sıktığınız suda kerevizleri bekletin.
  2. Soğanı ve havucu yağda biraz kavurun. Küp küp doğradığınız patatesleri, kerevizleri tencereye ekleyin ve kereviz yapraklarını da maydanoz gibi üzerine doğrayın. Bir portakalın suyunu sıkın. Bir adet kesme şeker ekleyin. Çok kısık ateşte havuçlar yumuşayıncaya kadar pişirin.

Herkese afiyet olsun :)