Bitkisel etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Bitkisel etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

01 Temmuz 2008 Salı

Zeytinyağlı Enginar

Pazarda enginar'ı gördüğüm zaman "tamam yaz geldi" diye düşünürüm hep. Kimileri sevmez enginarı ama ben sanırım sebze düşkünü biri olduğumdan bayılırım. Tabii kılçıksız olması şartı ile...

Aslında yazacağım enginar tarifi herkesin bildiği gibi ama ben alternatif olarak eğer, evinizde garnitür yapabileceğiniz malzeme yoksa soğanla da yapılabilir diye yazıyorum. Garnitürle daha şık duruyor ama soğanla da denemenizi tavsiye ederim bence çok lezzetli oluyor.

İşte tarifi (2 tane enginar için):
  1. Öncelikle 2 - 2,5 tane orta boy soğanı yağda kavurun.
  2. Sonra yıkadığınız enginarları tencereye koyun ve üzerlerine yarım limon sıkın . Bunu yapmamızın amacı enginarların pişerken kararmasını engellemek.
  3. Kavurduğunuz soğanları enginarların ortasına koyun. Soğanların hizzasına kadar su doldurun ve bir tane şeker ve tuz ekleyin. Enginarlar yumuşayana kadar pişirin. Bu aşamada soğanların bir kısmı suya dağılacaktır, piştikten sonra servis tabağına alırken enginarların üzerine koyarsanız sorun olmayacaktır. İşte bu kadar :)
Bu arada çektiğim resimde enginarların yanında gördüğünüz maydanozları buzluktan çıkardım. Benim eşim maydanoz, dereotu gibi şeyleri hiç yemiyor. Eskiden kullanacağım kadar kısmını kullandıkta sonra maydanozlarım hep bozuluyordu. Ben de artık iyice yıkıyorum, süzüyorum, ayıklıyorum ve buzdolabı poşetine koyup buzluğa kaldırıyorum. Çok pratik oluyor. Her an elimin altında temiz, ayıklanmış maydanozlarım var :)

Enginarın faydalarını okumak isterseniz buraya tıklayın.
KadıncaBlog'daki diğer yemek tarifleri için ise buraya.

24 Haziran 2008 Salı

Patlıcan Yemeği





Patlıcan'ın her türünü çok seviyorum ama yapısı itibariyle çok yağ çeken bir sebze olduğundan bazen bana ağır gelebiliyor. Mesela musakka bence çok lezzetli oluyor ama hem kızarırken hem de pişerken içine emdiği yağdan dolayı çok az yiyebiliyorum. Bu yüzden aşağıda anlatacağım gibi pişmiş patlıcan yemeği favorim :)

Malzemeler:
  • 4 adet orta boy patlıcan
  • 3 adet domates
  • 3 adet biber
  • 150 - 200 gr kadar parça et
  • soğan
  • domates salçası ve bibver salçası (yoksa pul biber olabilir)
  • tuz

Yapılışı:

Patlıcanları alacalı soyup küp küp doğradıktan sonra, tuzlu suda 15-20 dakika bekletiyoruz. Bu sırada küp küp doğradığımız soğanları, eti ve salçayı (hem biber, hem domates) kavuruyoruz. Süzdüğümüz patlıcanları tencereye ekleyip üzerine biberleri iri halkalar halinde, domatesleri de küp şeklinde doğruyoruz. Tuzunu ekledikten sonra hiç su koymadan tencerenin kapağını kapatıyoruz ve çok kısık ateşte yemek kendini suyunu verip, tekrar çekene kadar pişiriyoruz. Bu aşamada biraz daha su koyup kaynatıyoruz ve yemeğimiz pişmiştir :)

Geçenlerde bir yerde okumuştum (nerede olduğunu hatırlamıyorum); patlıcanın tuzlu suda bekletilmesinin sebebi içeriğinde bulunan yüksek orandaki nikotini atması içinmiş. Bazıları suda bekletmiyor sanırım ama özellikle çocuklarınız yiyecekse bu konuya dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.




Yemeğin yanına da yukarıdaki salatayı yaptım. Domates, badem, yeşil köy biberi, kırmızı biber, yağ, limon, tuz, nane ve sumaktan oluşan bir salata. Çok lezzetliydi tavsiye ederim :)



KadıncaBlog'da ilgili yazılar:

Gül böreği

Saçalı biftek

Fırında et sote

Fırında tavuk

Zeytinyağlı kereviz

17 Haziran 2008 Salı

Domates Konservesi

Dün işten biraz erken çıktım ve eve gittim. Buz dolabını açınca geçen hafta çok fazla aldığım domateslerin haliyle yumuşamaya başladıklarını gördüm. Yiyecek türü şeyleri atmayı hiç sevmediğimden bunlardan konserve yapayım en azından kavanozda ben açana dek beklerler diye düşündüm. Sonuçta tam domates mevsimi kışa bile kalsa sağlıklı beslenmiş oluruz.
Önce domatesleri tarttım, 2,5 kg civarında vardılar. Sonra hepsini yıkadım ve kabuklarını soymadan yemeklik boyutta doğradım.
Burada iki şey belirtmem gerekiyor; birincisi kabuklarını soymadım çünkü bence domates kabuğuyla yenmeli. Bir kaç kaynaktan okuduğum kadarıyla domatesin kabuğunun da çok faydası varmış. Ben çoğu yemeğe domates doğrarken de kabuklarını soymam zaten. İkincisi de doğrama konusunda, bazıları domates konservesi yaparken rendeliyorlar ama bence rendeleyince çok sulanıyor böyle daha az sulu oluyor gibime geliyor.
Bu aşama da yemeklik doğradığım domateslere hiç bir şey eklemeden (yağ,tuz vs) tencereye koydum ve orta ateşte suyunu çekene kadar ara sıra karıştırarak kaynattım. Eğer domatesleriniz çok su verdiyse suyunu çekmesi için ağzı açık şekilde kaynatmaya devam edin.
Domatesleriniz istediğiniz kıvama gelince hava almayacak bir kavanoza doldurun, kapağını sıkıca kapatın ve ters çevirip bir havlunun üzerinde bir gece bekletin. Sabah kalktığınızda eğer kavanoz sızma yapmışsa onu kısa vadede tüketmeniz gerekiyor. Hiç bir akma belirtisi yok ise uzun süre serin yerde bekletebilirsiniz :).






Domatesin Faydaları:
"DOMATES: Domates demir, potasyum, kalsiyum ve fosfor mineralleri ile A, B ve C vitaminleri açısından oldukça zengin bir besindir.
Domatesin Faydaları: Özellikle lif açısından zengin kabuklarıyla yenildiğinde sindirimi kolaylaştırır. Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur ve kabızlığı giderir. İyi bir idrar söktürücüdür ve vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Kanı temizler. Kanseri, özellikle de prostat kanserini, önlemede çok etkilidir. Kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Damar sertliği ve romatizmaya iyi gelir. Yaşlanmayı geciktirir. Cilde tazelik verir.
Domates Nasıl Kullanılır? Domates taze olarak yenebileceği gibi yemeklerde, domates salçası, ketçap ve turşu yapımında da kullanılır. Ayrıca, domates cilt bakımı için de yararlıdır. Cilde tazelik ve renk verir. Dilimlenmiş domatesi ciltteki sivilce ve siyah noktaların üzerine koyup bir süre beklettikten sonra cilt temizlenirse yararı görülür. Domates ve domates suyu yağlı ciltlere iyi gelir ve derideki gözenekleri sıkılaştırmaya yardımcı olur. " Kaynak
KadıncaBlog'da ilgili yazı:

10 Haziran 2008 Salı

Pancar Turşusu



Haftasonu yine boş durmadım ve pancar turşusu yaptım. Çok pratik ve turşu denmesine rağmen kurduktan sonra anında yenebiliyor olması güzel. Çalışan bir bayan olduğum için böyle şeylerin dolapta bulunuyor olması iyi oluyor. Acil zamanlarda sofraya çıkaracak çeşit olmuş oluyor. Eğer siz de yapmak isterseniz tarifi:

Malzemeler:

  • 1 demet pancar
  • 3-4 diş sarımsak
  • yarım çay bardağı kadar sirke (ağız tadınıza göre ayarlayabilirsiniz)

Yapılışı:

Önce pancarların ucundaki kök gibi olan yerleri ve başındaki sapları kesin. Sonra iyice yıkayın. Ben hiç toprak kalmasın diye bulaşık süngeriyle bile ovdum. Pancarların tek tek düdüklü tencereye koyun ve üzerini geçecek kadar su doldurun. Benim düdüklüm yeni modellerden o yüzden ben 12 dakika falan kaynattım ama eğer eski tip düdüklünüz varsa yarım saat tencerede kalması gerekiyor. Haşlandıktan sonra soğuyana kadar bekleyin (benim bu aşamada çok uykum geldiğinden uyumuştum. Sabah sanki suyunun rengi daha kırmızı olmuştu :) ). Sonra pancarların kabuklarını soyun ve iri küpler halinde doğrayıp bir kavanoza aralarına sarmısakları atarak doldurun. Sirkeyi ve pancarın kendi suyundan kavanozu dolduracak kadar ekleyin ve kapağını sıkıca kapatın. İşte bu kadar :)

Pancarın faydalarını okumak isterseniz:

"Kırmızı pancar, iştahı açar ve hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. Mide ağrılarını ve ekşimelerini azaltır. İdrar söktürür ve kabızlığı giderir. Böbrekleri çalıştırır. Şeker hastalığı ile vereme karşı koruyucudur. Karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur ve kansızlığı giderir. Sinirleri yatıştırır. Kırmızı pancar suyu kansere karşı iyi bir koruyucudur. Ayrıca, yüksek tansiyonu düşürücü etkiye sahiptir." Alıntı

29 Mayıs 2008 Perşembe

Anason Çayı

İş yerinde otururken kuruyemiş, cips, çikolata gb şeyler yemek veya kola, kahve gibi şeyler içmek yerine genelde bitki çaylarını ve meyveyi tercih ediyorum. Her gün evden mutlaka meyve getiririm. Mesela bu gün ki menüm erik :)

Bitki çayı konusunda da poşet çay içmektense demlemeyi tercih ediyorum. Sanki böyle tadını daha çok alabiliyormuşum gibime geliyor. O yüzden de aktardan aldığım civanperçemi, ıhlamur, anason gibi çayları küçük kavanozlara koydum, bir de süzgeçli bardaklardan aldım ve iş yerine getirdim.
Bu aralar ki favori çayım Anason. Hem tadı güzelliğinden hem de içiminin kolaylığından dolayı çok hoşuma gidiyor :) Açıkcası faydalarına daha önce bakmamıştım. Bu gün baktım da baya rahatlatıcı etkileri varmış;
"Anason hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı artırır. Kusmaları ve ishali keser. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Ancak, aybaşı kanamaları ve hamilelik döneminde kullanılmaz. Anne sütünü artırır. Sinirleri yatıştırır. Migren ağrılarını keser. Beyin yorgunluğunu giderir. Uyku verir. Kalbi kuvvetlendirir. Kan dolaşımının düzenli olmasını sağlar. Cinsel arzuları kamçılar. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikayetleri giderir. Öksürüğü keser. Yaşlılarda meme sarkmasını önler. Fazla miktarda kullanıldığı zaman uyuşukluk verir."

Yukarıdaki alıntı Wikipedia'dan daha fazlasını okumak isterseniz bu siteye de tıklayabilirsiniz.


KadıncaBlog'da ilgili yazılar:
Anason çayı çizimi kaynak

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Evim Gül Koktu / Gül Reçeli

Güller o kadar güzel açtılar, her yeri o kadar güzel renk renk yaptılar ki ben de özenip Pazar günü gül reçeli yapayım dedim. Bir gün önce pazardan aldığım gülleri bir güzel ayıkladım, yıkadım, fotoğraladım, kokladım.... Yani resmen oyun oynadım onlarla :)

Sonra reçel yapma aşamasına geçtim. Portakal Ağacında Lale Hanımın verdiği gül reçeli tarifini denedim. Aynen dediği aşamaları yaptım ama maalesef pek başarılı bir reçel olmadı. Soğuduktan sonra hem şekerli hem acı, garip bir tat oldu. Daha sonradan bir kaç kişiye sordum, meğerse önce yaprağın kendi acılığını atması için sıcak suya koymak gerekiyormuş.

Maalesef gül reçelim olamadı ama o gün bütün gün evim gül koktu, ben o pembe yapraklarla oynarken tüm sıkıntımı atmış oldum ve en azından merak ettiğim bir şeyi denemiş oldum :)

Her taraf rengarenk. Bahçeleri, balkonları veya cam önlerini çiçeklendirmenin tam vakti. Renkli renkli çiçekleri görmek kadar insanı rahatlatan bir şey daha yoktur herhalde :)

KadıncaBlog'da diğer tarifler:
Krep
Gül Böreği
Salçalı Biftek
Fırında Et sote
Fırında Tavuk

04 Mayıs 2008 Pazar

Çam Terebentin ile ilgili izlenimler

Saç bakımıyla ilgili küçük bir ipucu verdiğim yazıma yorum yapan Nalan abla şampuanına çam terebentin kattığını ve çok faydasını gördüğünü yazmıştı. Biz de yıllardır kepek sorunu yaşayan ve bir türlü derdine çare bulamayan kardeşimin şampuanına yazan ölçülerde çam terebentin kattık. Bir hafta gibi kısa bir süredir kullanıyor olmasına rağmen inanılmaz bir şekilde saçında kepekten eser kalmadı, saçları parlamaya başladı ve dökülmeleri azaldı. Tek kötü yanı ise şampuanın kıvamını biraz bozması ve kullanım esnasında az da olsa bir kokusunun olması ama bu koku kesinlikle kalıcı değil. Kullandıktan sonra saçınızda koku kalmıyor. Denememiş olanlar varsa denemelerini tavsiye ederim. Nalan ablaya da verdiği öneriden dolayı teşekkürler :)

Ekşi sözlükte çam terebentini okumak isterseniz...

14 Nisan 2008 Pazartesi

Saç Bakımı için İpucu

Annemin kuaförüyle arası iyi olduğundan bize ara sıra meslek sırlarını verebiliyor :) Söylediğine göre kuaförlerde yapılan saç bakımlarında aslında özel olarak yapılan bir şey yokmuş ( dökülme için veya başka bir sorun için yapılanları kastetmiyorum. Söylediğim sadece parlaklık ve güç vermek için yapılan bakımlar). Biz evde de kendimiz yapabilirmişiz. Bunun için herhangi bir saç maskesine ihtiyacımız varmış (mesela Lorea'l in) sonra duştayken suyu en sıcak konuma getirip bir havluyu o sıcak suyun altında iyice ıslatmamız gerekiyormuş. Bakım maskesini sürdüğümüz saçımıza iyice sıktığımız havluyu sarıp 15-20 dk. bekletiyormuşuz. İşte bu kadar :)

Bir de adını hiç hatırlamıyorum ama annem bir ara aktardan saç bakım yağı alıyordu. Saça faydası olan bitkilerin karışımından yapılmış bir yağ idi. Ondan çok memnundu. Belki maske yerine öyle bir şey de deneyebilirsiniz.


Tabii bu tür bakımlardan bir kere de sonuç beklememek lazım. Saçınızı yaza hazırlamak istiyorsanız saçınızın nem ihtiyacına göre şimdiden hafta bir veya 15 günde bir bakım yapmaya başlayabilirsiniz.





KadıncaBlog'da ilgili konular:
Evde bakım - İpek gibi saçlar
Saç Düzleştirici


Resimler Kaynak, kaynak

09 Mart 2008 Pazar

Cranberry Juice

Uzun zamandır üriner sistem iltihabı çekiyorum. Yüksek mg'lı antibiyotikler kullanmış olmama rağmen maalesef bir sonuç alamadım. Tetkiklerim halen devam ediyor. Ben hastanelere gidip tahlil yaptırmaktan ne kadar nefret etsem de maalesef her seferinde bir sürü tahlil yaptırmak zorunda kalıyorum.

Dediğim gibi tahlillerim devam ediyor ama benim size anlatmak istediğim konu başka. Doktorum bana bir tavsiyede bulundu: Cranberry Juice. Cranberry bir meyve adı. Özellikle Amerika'da kadınlar üriner sistem enfeksiyonlarından kurtulmak için bu meyve suyunu kullanıyorlarmış. Bildiğiniz bizim kayısı suları gibi marketlerde satılan bir ürün. Maalesef ne Cranberry ne de meyve suyu Türkiye'de satılmıyor ama Solgar ve GNC bitkisel hap şeklinde Türkiye'de satışa sunmuşlar. Eğer son yaptıracağım tahlil sonucunda da kötü bir şey çıkmazsa bu hastalıktan kurtulmak için doktorumun tavsiyesiyle bu bitkisel hapa başlayacağım ( bitkisel olması çok hoşuma gidiyor :) ).

Normalde ilaç adı vermemeye dikkat ediyorum ama bu ürün tamamen bitkisel olduğu için ve reçetesiz olarak satılabildiği için gönül rahatlığıyla isim verebiliyorum. Eğer siz de bu tür sorunlar yaşıyorsanız tabii ki öncelikle doktorunuza gidip tüm tetkikleri yaptırın ama eğer sonuçlar temiz çıkıyorsa ve allah korusun ama kötü bir hastalığa rastlanmıyorsa yine doktorunuza danışarak bu bitkiyi hap olarak kullanmakta fayda var diye düşünüyorum.


Resimler Kaynak

11 Şubat 2008 Pazartesi

Ballı Şekerli Peeling :)

Bu karışımı geçenlere denedim ama sonucuna inanamadım. Hakikaten hiç bu kadar başarılı olabileceği aklıma gelmemişti. 2-3 tatlı kaşığı bal ile 1 tatlıkaşığı şekeri bir kasenin içerisinde karıştırdım birbirine iyice yedirdim. Banyoda bu karışımla yüzüme iyice masaj yaptım ve 5-10 dakika cildimde beklettim. Yıkadıktan sonra bal cildimi yumuşatırken şeker de gözeneklerimi temizlemişti ve bunlara ek olarakta bir parlaklık geldi. Sonradan balın cilde faydalarını araştırırken gördüm ki bal aslında bakteri barındırmazmış. Yani cildi derinlemesine temizlemek için doğru bir tercih. Bundan sonra bu karışımı sık sık uygulayacağım.

Resim kaynak

17 Ocak 2008 Perşembe

Arifoğlu Ginseng Çayı

Ginseng ile aslında 10 yıl önce falan tanışmıştım. Babam Uzakdoğu seyahatlerinden birinde getirmişti. Sağlık açısından bir çok faydasını duymuş o yüzden de yememiz için bize getirmişti. Bir kutunun içinde yenebilir haldeydi ama tadını hiç beğenmediğimiz için yiyememiştik :) Ben de bir süredir sürekli yorgunluk çekiyordum. Uykumu alıyor olmama rağmen sabah işe geldiğimde hep kendimi yorgun hissediyordum. Bir kaç ay önce İstinye Park'a gittiğimizde pazar bölümünde ( gitmediyseniz kesinlikle İstinye Park'ın pazar bölümünü gezmelisiniz. Çok güzel, keyifli bir yer) Arifoğlu'nun mağazasına uğradım. Yorgunluk hissetiğimi söyleyince Ginseng çayını tavsiye ettiler. Bir süredir her sabah bir bardak içiyorum ve gerçekten faydasını gördüm. İşte Arifoğlunun sayfasından Ginseng'in faydaları:


Cinsel gücü arttırıcı, uyarıcı, kalbi güçlendirici, yorgunluk giderici, akıl, hafıza ve beden gücünü destekleyici, gerginlik giderici, sinir sistemini güçlendirici, iştah açıcı, sindirim kolaylaştırıcı, tansiyon yükseltici etkileri vardır. Ginseng kökünden yapılan ilaçlar; dinçliği koruyucu, cinsel gücü arttırıcı olarak kullanılır. Yaşlılıkta fizik ve akli kapasiteyi arttırır ve başağrısı, sıkıntı gibi şikayetleri ortadan kaldırır.

Bu arada orada çalışanlardan yeni bir şey öğrendim; Hani biz Ihlamur, Kuşburnu vs. gibi bitki çaylarını kaynatarak içeriz ya bu yanlışmış. Üzerine kaynamış su dökerek yani demleme usulüyle yapmamız gerekiyormuş.



05 Kasım 2007 Pazartesi

Oriflame - Üzüm özlü antioksidan temizleyici


Sonunda blogla ilgili sorunumu hallettim ve geri döndüm :) Yine bir öneride bulunmak istiyorum; Oriflame'in %100 üzüm çekirdeği özlerinden ürettiği yüz temizleme jeli. Uzun zamandır hiç bu kadar güzel bir temizleme jeli kullanmamıştım. Yüzünüzü yıkadığınız anda bir ferahlık hissi kaplıyor. Beni en çok cezbeden ikinci özelliği de %100 doğal olması. Az önce oriflame'in sayfasından bu ayki fiyatına baktım 15,00ytl.

25 Ekim 2007 Perşembe

Evde Bakım


Dinlendirici bir banyo
Malzemeler: Taze nane + tuz
Hazırlanışı: Yarım litre suyu kaynatın ve içine on adet taze naneyaprağını atıp on dakika dinlendirin. Ardından bu suyu süzerek ılık suyla dolu küvetin içine bir fincantuzla beraber dökün.
Ne işe yarıyor: Nane rahatlatıcı, dinlendirici ve sakinleştiricietkisi kuvvetli olan bir bitki.>Tuz ise peeling yapma özelliğiyle cildinizi ölü deri ve hücrelerdenarındırır.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez ya da ihtiyaç hissettiğiniz an.
Kuru ciltlere süt banyosu
Malzemeler: Süt + tuz + bal
Hazırlanışı: Boş bir plastik su şişesinin içinde bir litre süt, birfincan tuz ve yarım fincan balı çalkalayarak karıştırın. Ve bu köpükle vücudunuzu ovun, sonra durulayın.
Ne işe yarıyor: Süt banyosu derinlemesine temizler ama epidermisin hassasiyetine zararvermediği için cildi kurutmaz. Tuz ölü derinin atılmasına yardımcı olur.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.
SELULİT
Seluliti oluşturan nedenlerin başında östrojen, doğum kontrol hapı, gebelik, sigara, hormonal bozukluklar, beslenmede doymuş yağ miktarının fazlalığı ve lenf sisteminin yetersizliği bulunuyor. Selulitten kurtulmak için birçok yönteme rastlamak mümkün. Bizim tercihimiz ise daha doğal ve daha kolay olan yöntemler.
Soyun şu portakal kabuğunu
Malzeme: Rezene + anason + biberiye
Hazırlanışı: Cildinizde oluşan portakal kabuğu görünümü artık canınızatak etti. Öyleyse çok kolay hazırlanan bir karışımla sonunda selulitlere'elveda' diyebilirsiniz. Bunun için sabahları, 1 litre suya 1 tatlı kaşığırezene, bir tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakikademlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin.Selülitlerinizin yok olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadarazaldığına şahit olacaksınız.

23 Ekim 2007 Salı

Evde Bakım - Pamuk Gibi Eller


Kuru ellere losyon
Malzemeler: Limon suyu + zeytinyağı
Hazırlanışı: Üç damla zeytinyağıyla bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı hemen ellerinize sürün. Yarım saat bekledikten sonra bir parça pamukla ellerinizi silin, ardından da yıkayın.
Ne işe yarıyor: Limon suyundaki C vitamini ellerdeki lekeler üzerinde etkili ayrıca ölü hücreler üzerinde peeling işlevi yapar. Maskenin içindeki zeytinyağı da kuruluğu giderir ve cildi yumuşatır.
Ne zaman kullanmalı: Ellerinizin kuruduğunu hissettiğiniz her an kullanabilirsiniz. Örneğin, suyla uzun süre temas ettikten sonra.....

TIRNAKLAR DA BAKIM İSTER
Tırnaklar güneşlenme süresince kalınlaşır, şekil anlamında bozulur, kolayca kırılabilir veya pul pul dökülür. Bu esnada deri de değişir. Lavanta işte bu noktada imdadımıza yetişiyor. Tırnaklarınızın üzerine süreceğiniz lavanta yağı etkin bir koruma sağlayarak, sözünü ettiğimiz olumsuzlukları yaşamanıza engel olur.

EL MASKESİ
Maskeyi uygulamadan önce bir süre ellerinizi ılık suda yumuşatın. Ardından tırnaklarınızı 5 dakika boyunca ılık zeytinyağı ve 1 çay kaşığı balın içinde bekletin. Sonra da zeytinyağıyla ellerinize ve parmaklarınıza masaj yapın.

22 Ekim 2007 Pazartesi

Evde Bakım - İpek Gibi Saçlar


Bu gün de evde yapabileceğiniz saç maskelerini yazıyorum. Benim saçımda boya yok çok sık ihtiyaç duymuyorum ama saçı boyalı olanlar için faydalı olacağını düşünüyorum. Aslında bu evde bakım serisini biraz daha genişletmeyi düşünüyorum. Yarın el ve tırnaklar için öbür gün de vücut için bir şeyler yazacağım. Biraz arkası yarın gibi oldu :)

Cansız saçlara krem
Malzemeler: Yumurta sarısı + rom + adaçayı yağı
Hazırlanışı: Derin bir kapta yumurta sarısını, bir kaşık romu ve 4 damla adaçayı yağını iyice karıştırın. Bu karışımı, şampuanla yıkanan ve durulanan temiz saçlara uygulayın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra da ılık suyla durulayın.
Ne işe yarıyor: Yumurta sarısının saçlar üzerinde yarattığı yumuşatıcı etki onların çok daha kolay taranır hale gelmesini sağlıyor. Romun içerdiği alkol dezenfektan özelliğiyle saç derisini
rahatlatıyor. Adaçayı yağının ise arındırıcı etkisi var. Kısaca,hazırladığınız bu kremle saçlarınız daha yumuşak ve ipeksi oluyor ve tararken de zarar görmüyor.
Ne zaman kullanmalı: Bu karışımın haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygun.

Saç maskesi
Malzemeler: 2 yemek kaşığı bal + bir limon
Hazırlanışı: 2 yemek kaşığı balı bir limondan elde ettiğiniz suyla karıştırarak saç maskenizi hazırlayabilirsiniz Maskeyi kuru saçınıza sürüp 10 dakika beklettikten sonra saçınızı iyice durulayın. Maskenin ardından saçlarınız dolgun ve parlak bir görünüm kazanacak.
Ne zaman kullanmalı: Bu karışımın haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygun

21 Ekim 2007 Pazar

Evde Bakım - Bebek Gibi Bir Cilt İçin

Her kadının cildiyle ilgili hoşnut olmadığı bir konu vardır. Bunun için çeşitli kremler sürer, maskeler yaparız. Ben evde yapılan bakımları çok seviyorum. Hem daha temiz hem de daha eğlenceli geliyor :) Özellikle de doğal olanlar çok içime siniyor. O yüzden evde kendiniz yapabileceğiniz bir kaç öneri yazıyorum size. Umarım işinize yarar.

Yüz için nemlendirici maske
Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu
karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika
bekleyin.Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra, sırasıyla,
ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için
birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt
nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.

Siyah noktaların sonu geliyor
Malzemeler:
limon suyu + yoğurt
Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu
karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15
dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve
siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler,
nemlendirir ve yağ miktarını dengeler. Ne zaman kullanmalı:
Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.

Sivilceler için karnı bahar
Malzemeler: Karnı bahar + Zeytinyağı
Hazırlanışı: Sekiz adet karnı bahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile
beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha
yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık
suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Karnı bahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir yada iki kez.

Kırışıklara karşı maske
Malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık
kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize
yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika
bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde
elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin
diri kalması için önemli etken.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.

Yağlı ciltler için
Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu
ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı
yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi
nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif
maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını
dengeler,fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre on-on beş günde bir tekrarlayabilirsiniz.

18 Ekim 2007 Perşembe

Zayıflatan 10 Bitki

Milliyet 'in web sitesinde zayıflatan 10 bitkiye yer verilmiş. Açıkçası bitkiler haricinde (haplar, estetik ameliyatlar vs.) zayıflatan diğer yollara kesinlikle karşıyım. Bir tür yanılgı yaratıyorlar ve zayıflamış gibi görünmenizi sağlıyorlar ama sağlığınızdan götürdükleri de bir o kadar fazla oluyor. Hele bilinçsizce kullanılan haplar ve yapılan ameliyatlar sonucunda ölen insanlara çok üzülüyorum. Eğer fazla kilonuz olduğunu düşünüyorsanız en doğru karar bir doktora başvurmak, sağlıklı beslenme konusunda kendinizi eğitmek ve spor yapmak. Bunları yaptıktan sonra size yardımcı olması için aşağıdaki 10 bitkiye başvurabilirsiniz:

At kuyruğu: At kuyruğu bitkisi idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.

Maydanoz: Metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem olarak biliniyor.

Adaçayı: Zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.

Fesleğen: Vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.

Kekik: Sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.

Civanperçemi: Tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.

Biberiye: Sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.

Tere: Vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.

Sinameki: Kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.

Balık Otu: Bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.

15 Ekim 2007 Pazartesi

Civanperçemi

Civanperçemi papatyagillerden bir bitki türüdür ve 100'ün üzerinde biyolojik aktif madde içermektedir. Özellikle regl dönemini sancılı ve sıkıntılı geçiren bayanlar civanperçemi çayını içtikleri takdirde rahatlama hissedeceklerdir. Özellikle menopoz dönemindeki kadınların sıkıntılarını büyük ölçüde azaltıyor.
Bedeni temizleme özelliği sayesinde vücutta yer etmiş hastalıkları temizlediği söylenebilir. Etkilerinden bazıları aşağıdakilerdir;
  • Düzenli olarak içildiğinde migreni tümüyle iyileştiriyor.
  • Doğrudan kemik iliğini etkiliyor ve oradaki kan akışını düzenliyor.
  • Mide yanması, mide kanaması, basur kanaması gibi hastalıkları kontrol altına alma özelliğine sahip.
  • Soğuk algınlıkları, sırt veya romatizma ağrılarına faydalıdır.

Civanperçemini aktarlardan bitki halinde alabilirsiniz. Çayını hazırlamak için ise robottan geçirerek ince kıyılmış hale getirin. 1 tatlı kaşığı bitkiyi orta boy su bardağında 15 dakika demleyin ve süzüp için. Günde 3 su bardağına kadar içebilirsiniz.

Önemli: Civanperçeminin gebelik süresince içilmesi tavsiye edilmemektedir. Ayrıca, eğer tedavi gördüğünüz herhangi bir hastalığınız varsa alternatif tıbbı doktorunuza danışarak uygulamalısınız. Aksi takdirde hastalığınızın seyrini kötü yönde etkileyebilirsiniz.