Ünlüler etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Ünlüler etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

21 Mayıs 2008 Çarşamba

Breakfast At Tiffany's


Audrey Hepburn ve George Pepperd'ın unutulmaz filmi Breakfast at Tiffany's 'i izlememiş olanlarınız varsa kesinlikle tavsiye ederim. Tam bir romantik / komedi türü örneği olan filmi izlemek son derece keyifli. Audrey Hepburn'ün kıyafetlerine, takılarına ve makyajını dikkatle incelemenizi tavsiye ederim :)


Okumak isterseniz;
Wikipedia'da






KadıncaBlog'da ilgili yazı:
Screenshotlar buradan alıntıdır.

07 Mayıs 2008 Çarşamba

Selülit İzlenimlerim

Selülit üzerine çok fazla şey yazıldı, çizildi, bir çok araştırma yapıldı. Bana 10 yıl önce kimsenin farkında olmadığı ama son yıllarda oluşan estetik kaygısıyla birçok kadının başlıca "düşmanlarından" biri haline geldi gibi geliyor. Ama tabii git gide daha da hareketsiz hale gelen yaşam biçimlerimizde görülme oranını arttırdı. Tamam, pürüzsüz ve sıkı bacaklar tüm bayanların arzu ettiği bir şey ama sırf selüliti var diye kendine hayatı zindan edenlere gerçekten kızıyorum. Şu bir gerçek ki dünyada ki kadınların %95'inin belli ya da belirsiz, farklı düzeylerde selüliti var. Zaten ilk başlarda selülitinin olması saklanan bir şeyken son yıllarda bir çok Hollywood starı da bu sorunu yaşadığını itiraf etti (mesela Sienna Miller).

44 kilo olmama rağmen bu kış ilk kez ben de selülitle tanıştım. Gerçi benim ki farkedilmeyen boyutta yani çok başlangıç aşamasındaydı ama itiraf etmek gerekirse o bile canımı sıkmaya yetti. Aynaya baktığımda gördüğüm o iki çukurcuk acaba bunlar ilerler mi diye endişe etmemle harekete geçmemi sağladı. Sanırım doğru yolda ilerliyorum çünkü aynada onları görememeye başladım :)

Önce selüliti araştırma (Dermatologumla konuştum ve internetten araştırdım) aşamasıyla başladım. İşte elde ettiğim temel bilgiler:
  • Selülit genetik bir durum. Eğer annenizde veya anneannenizde varsa sizde olma olasılığı da çok yüksek.
  • Kan dolaşımının yavaşlaması ve vücudun fazla su tutmasıyla oluşuyor. Kan dolaşımının yavaşlamasından kaynaklandığının ispatı olarak selülitli bölgelerinize dokunun diğer bölgelere göre daha soğuk olduğunu fark edeceksiniz.

Neler yapılabilir ( bu aşamada tecrübe ettiğim için kendimin neler yaptığını yazmak istiyorum):

  • Öncelikli amacınız kan dolaşımını hızlandırmak olmalı. Selülitle savaşta bu çok önemli.
  • Mutlaka hareket etmelisiniz. Maalesef oturduğunuz yerden çok su da içseniz veya bilinen başka yöntemleri de deneseniz bununla baş edemiyorsunuz. Ben daha önce de bahsettiğim gibi yüzmeye başlamıştım ama maalesef tembelliğimden dolayı iki kere gittikten sonra bıraktım. Şimdi tekrar yüzüyorum. Bildiğiniz gibi yüzme esnasında vücuttaki kan dolaşımı 4 kat hızlanıyor ve eğer ki başlangıç seviyesinde selülitleriniz varsa bu bile tek başına yeterli. Yüzme imkânınız yoksa eşofmanlarınızı giyin ve yürüyün. En masrafsız ve sağlık için en faydalı sporlardan biri.
  • Artık hem sağlık için hem de hareket edebilmek adına 7. kattaki evime çıkabildiğim her zaman merdivenle çıkıyorum.
  • Duşta ılık suyla yıkanırken en son çıkmadan önce birden suyu buz gibi yapın ve sorunlu bölgeye tutun. Bu da kan dolaşımını hızlandırma da birebir.
  • Çok bol su için ki vücudun tuttuğu suyu atabilin.
  • Bir fırça veya kese yardımıyla cildiniz kuruyken kalp yönüne doğru vücudunuza sürün. Bu işlem de kan dolaşımını hızlandırmak için ve bildiğim kadarıyla vücudun sıkılaşmasına da faydası var.

Daha önce de dediğim gibi benimki en baş aşamadaydı o yüzden 2-3 hafta içerisinde sonuç aldım. Zaten harekete geçmemin sabebi de daha fazla ilerlemesini engellemek çünkü eğer daha ileri seviyeye gelirse daha fazla uğraşmanız gerekiyor. Bir de doktorun söylediğine göre eğer çok ilerlemiş yani durduğunuzda bile bariz bir şekilde belli olan selülitleriniz varsa bu söylediklerimin yanı sıra bazı işlemlere de ihtiyacınız oluyormuş.

Eğer bakmak isterseniz ünlülerin selülitleri

11 Mart 2008 Salı

İşte Ünlülerin Selülitleri :)







Resimlerini bu siteden aldığım ünlüler insanı görünce hayrete düşürüyor. Zaten hep düşünmüşümdür o kadar alkol ve düzensiz yaşamda nasıl onlarda bu selülitler oluşmuyor diye. Meğer oluşuyormuş :) Gerçi bazıları güneşin dik açıyla gelmesinden dolayı oluşmuş gibime geldi. Daha fazlası için siteyi ziyaret edebilirsiniz...

Calvin Klein Saatleri ve Stili










Calvin Klein'ın tarzını çok seviyorum. Sade, düz ama asil ve şık. Özellikle bu aralar saatlerine takmış durumdayım. O kadar güzel modelleri var ki. Bence sade olmalarının yanı sıra bir o kadar farklılar. Diğer bir çok saat firması aynı tarz ürünler üretirken CK mutlaka ayrıntıda gizli bir farklılık yaratıyor. En kısa zamanda hangisine olduğuna karar verebilirsem mutlaka kendime bir tane alacağım. Resimlerde bulamadığım daha bir çok farklı modeli saatçilerde bulmak mümkün.


CK yeni yüzü olarak Fergi'yi seçti. Bence sanatçı Grammy ödüllerinde giydiği Sarı straplez elbisesiyle bir çok kişiyi büyüledi.



KadıncaBlog'ta ilgili yazılar:

Beyaz Elbise Giymeyi Özledim - Marchesa

Scarf Dresses

Gelinlik Modelleri - Rivini

Günlük Portföy Modası

Resimler Kaynak, Kaynak

06 Şubat 2008 Çarşamba

Sevgililer Günü İçin Saç Modelleri



Beğendiğim saç, makyaj, elbise veya elişi modellerini toplayıp arşivleme gibi bir huyum var :) Bunların arasından sevgililer günü için dört alternatif seçtim. İlla dışarıya çıkmanız gerekmiyor bence özellikle Mandy Moore ve Jennifer Garner'ın saç modellerini evde romantik bir kutlama planlıyorsanızda tercih edebilirsiniz...

01 Şubat 2008 Cuma

Eva Longoria - 1 günde 9 farklı kıyafet

Eva Longoria'yı geçenlerde aynı gün içinde dokuz farklı kıyafetle fotoğraflamışlar. İnsan o kadar soyunup giyinmekten sıkılmaz mı? Bir de 9 farklı kıyafet 9 farklı mekan demek. O kadar yere yetişmek için vakitlerini nasıl ayarlıyorlar şaşılacak şey doğrusu.




Ve Final :)
İlk resimde "Today Show" a katılmak üzere yola çıkıyor.
2. resim show'a katılmadan hemen önce
3. resimdeki kıyafeti hangi amaçla giydiğini bulamadım ama şahsen ben kıyafetini çok beğendim.
4. resimdeki kokteyl elbisesini gün ortasında bir partiye katılmak için giymiş.
5. resimdeki kıyafet NY sokaklarından birinde muhtemelen bir yerden bir yere giderken.
6. resimde Boys Club'a girmiş.
7. resimde "Late Show"a katılmak üzere yola çıkıyor.
8.resimde 20'li yıllardan esinlenerek hazırlanmış bu kıyafetiyle "Late Show"a katılıyor.
9.resimde Ve Final "Late Show" dan çıkarken.

Kaynak: People

31 Ocak 2008 Perşembe

Hamile Modası

Eskiden hamilelik bu kadar keyif alınan bir dönem değilmiş. Hamile kalınca annelerimiz normal yaşantısına devam edermiş ama son yıllarda bu keyif alınması gereken bir dönem haline geldi :) Hatta Halle Berry olayı abartıp, çıkıp "hamileliği çok sevdim hep hamile kalabilirim" gibi sözler söyledi :)

Yeni nesil hamilelerle birlikte onların ihtiyacına cevap veren yenilikler de oluşturuldu. Örneğin kıyafet; eskiden annelerimiz kendi bedenlerinden biraz daha bol elbiseler alarak bu dönemi geçiştirirlermiş ama şimdi resmen bir hamile modası yaratılmış durumda çünkü artık kadın ne kadar hamile de olsa çalışmak dışarıda olmak zorunda. Haliyle o bol kıyafetlerke işe gidildiğini düşünemiyorum :) Bu işin içinde olan firmaların yanısıra bir çok marka da koleksiyonlarının yanına hamile kıyafetlerini ekledi. Örneğin dün Zarada da hamile pantalonları gördüm.
Aşağıdaki linkte o kadar çok seçenek var ki ben sadece bir kaç kıyafeti önerip gezinmeyi size bırakıyorum :
www.apeainthepod.com (sitenin isminin güzelliğine bakar mısınız :) )

Bir de buna göz atmanızı tavsiye ederim...

16 Ocak 2008 Çarşamba

Doğal Makyaj Teknikleri

Edi'ciğimin bu yazısında da belirttiği gibi Türk kadınlarında makyaj ve bakım = boya küpüne girmek gibi bir inanış var. Ünlülerimize bakınca bunu bariz bir şekilde görmek mümkün. Sabah programı sunan bayanlar bile resmen gece kıyafetiyle ve show makyajıyla programa çıkıyorlar. Anlamıyorum zaten sabahın köründe onlara da ağır gelmiyor mu o kadar makyaj, giyim kuşam? Geçenlerde gazetede okumuştum kimdi hatırlamıyorum (makyör Corci olabilir) çok sinirli bir şekilde Türk kadınına kızıyordu. Çünkü gidip Ebru gündeş makyajı istiyorlarmış adam da haklı olarak bayanlar onlar show makyajı siz sahneye mi çıkacaksınız diyordu :) Hollywood ünlüleri ise makyaj yaptıklarında olabildiğince doğal görünmeye çalışıyorlar.

Benim makyaj anlayışım tamamen doğal olandan yana hem cildime zarar vermesin hem de yüzümde bir kalıp makyaj olmasın çünkü hakikaten o ağırlık beni çok rahatsız ediyor. Şimdi size bazı sitelerden bulduğum doğal makyaj tekniklerinin yanı sıra kendi doğal makyajımın nasıl olduğunu anlatacağım:
  • Öncelikle yüzünüzü temizlemeli ve cildinize uygun olan bir nemlendirici sürmelisiniz. Bu aşamada cildiniz nemlendiriciyi emene kadar biraz beklemenizde fayda var aksi halde fondöteniniz yüzünüzde dağılmayabilir veya yağlı bir görünüm oluşabilir.
  • Fondöteni ince bir tabaka halinde tüm yüzünüze çenenizin alt kısımlarına ve hatta eğer açık giyineceksiniz boynunuza sürün.
  • Eğer cildinizde sivilce veya leke gibi kusurlar varsa bunları bir kapatıcı yardımıyla kapatın.
  • Eğer fondöteniniz cildinizde parlama yapıyorsa bir sünger veya fırça yardımıyla pudranızı yüzünüze dağıtın.
  • İstediğiniz şekilde farınızı sürün ( ister gölge yapın, ister tek renk sürün veya göz kalemiyle destekleyin)
  • Rimeli sürün : üst kirpiklerinize rimeli önce içten dışa sonra aşağıdan yukarı sürülmesi gerekiyor. Böylece kirpikleriniz daha gür görünecektir.
  • Kaşlarınızı belirginleştirmeye ihtiyaç duyarsanız önce kaş tarağıyla kaşlarınızı tarayın sonrada kaşınızın rengine uygun bir kaş kalemiyle hafifçe boyayın.
  • Allığınızı yüz şeklinize uygun bir biçimde sürün.
  • Dudaklarınızı belirginleştirmek isterseniz rujunuzun bir ton koyusu dudak kalemiyle çizin ve ruj fırçasıyla dudaklarınızı boyayın. Rujunuzun üzerine parlatıcı da sürebilirsiniz.
Yukarıdaki yazı netten bulduklarımdan derlediğim. Böyle bir makyaj bence günlük olarak biraz ağır kaçar o yüzden ben olsam bu makyajı özel günlerde yaparım. Benim günlük makyajım ise aşağıdaki malzemelerden oluşuyor.
  1. Öncelikle mutlaka yüzümü nemlendiriyorum.
  2. Normalde bu yazımda da belirttiğim gibi Shiseido'nun pureness bronzlanştırı pudrasını uyguluyorum ama son zamanlarda sevgili Lacheen sayesinde tanıştığım Everyday Minerals'in semi matte medium tan'ini sürüyorum (hatırlarsanız bu yazımda mineral makyaj hakkındaki izlenimlerimi yazmıştım).
  3. Daha sonra yine Everyday Minerals'in intensive fair concealer'ını gözaltlarıma sürüyorum ve iyice dağıtıyorum.
  4. Gözüme ya yeşil ya mürdüm ya da siyah göz kalemi çekiyorum (mürdüm göz kalemi Yves Saint Laurent'in 6numarası, siyah göz kalemim Lancome'nin ve yeşil olansa Avon'un). Çoğunlukla sürmesem de bazen rimel sürüyorum ( rimelim de Estée Lauder Illusionist Intense).
  5. Dudaklarımaysa önce Estée Lauder 26(russet) numara dudak kalemi ve ardından vazgeçemeyeceğim rujum olan L'oreal Glam Shine Cream 200 numarayı veya Lig gloss olarakta Clinique'in 03 Mango Tint'ini sürüyorum.

Abartıdan kaçıp doğal makyaj yapan bazı Hollywood ünlüleri:

15 Ocak 2008 Salı

Déja vu

Tarih tekerrürden ibaret lafını çok severim. Gerçekten de öyle oluyor. Ne kadar teknoloji ilerlese, yeni buluşlar yapılsa da aslında varacağımız nokta hep aynı oluyor. Bu moda sektörü için de geçerli. Yeni modacılar geliyor, yeni kumaş türleri üretiliyor ama ilham kaynakları hep geçmiş oluyor. People'da bu konuya yer vermiş ve aşağıdaki resimler de örnek olarak verdikleri fotoğraflardan birkaçı. Eğer sizin de annenizin veya anneannenizin gençliğinden kalma kıyafetler varsa bence kıymetini bilin ve şimdiden saklamaya başlayın. İlerde çok işe yarayacakları kesin gibi gözüküyor :)







16 Aralık 2007 Pazar

2007'nin En Kötü Kıyafetleri











2007 biterken her konuda "EN"ler seçilmeye devam ediliyor. Msn de en kötü kıyafetleri seçmiş. Hakikaten de tam ibretlik bir arşiv :) Ben aralarından bir kaç taneyi seçtim ama eğer daha fazlasını görmek isterseniz buraya tıklamanız yeterli.

25 Kasım 2007 Pazar

Maskülen Giyime Örnekler...



Bir kaç haftadır hayatım o kadar yoğun ve düzensiz ki kendimle ilgili hiç bir şeye vakit ayıramaz oldum. Bu hafta çok fazla yapmak istediğim şey vardı artık haftaya kaldı. Aslında bu durum biraz yordu beni ama umarım bundan sonra dinlenmeye ve kendime vakit ayırabilirim.

Aşağıdaki resimlerde maskülen tarza örnek olarak koyuyorum. Ben aslında erkeksi tarzı çok sevmem. Kadın daha narin giyinmeli diye düşünüyorum ama bu üç kişide kendine çok yakıştırmış.
not: resimler people'dan alıntıdır.

13 Kasım 2007 Salı

Jessica Biel ve "Effortless" Moda


Biliyorsunuz bu sene moda "effortless"; yani eforsuz. Altı çizilmemiş bir özenle giyinmenizi gerektiriyor. 80'lere tezat bir moda. Özenle seçilmiş kıyafetinizi giydikten sonra saçlarınızı hafif dağınık bırakmanız ve doğal tonlarda yapılan bir makyaj yeterli. Yani bakımlı olacaksınız ama saçınıza, makyajınıza özendiğinizi çok da belli etmeyeceksiniz. En önemli ayrıntılarından biri de her giydiğinize kendinizden bir yorum katmanız. Bu akımın öncüleri Kate Moss, Mary Kate Olsen, Sienna Miller ve Kirsten Dunst gibi gösterilseler de bence en güzel örneklerinden biri de Jessica Biel. Tüm resimlerinde gayet doğal ama bir o kadar da şık gözüküyor. Yani ben buradayım, bakın nasıl da giyinip kuşandım diye insanın gözüne batmıyor. Gizli bir şıklık, seksilik ve doğal bir güzellik taşıdığını baktıkça anlıyorsunuz. Onun bu doğal güzelliğinin formülü ise:
Saten gibi parlak bir cilt + Şeftali tonlarında allık + Şeffaf ruj = Doğal ve hoş görünüm.