27 Nisan 2008 Pazar

El Nakışı Masa Örtüsü

El işi yapma sevgisi bana da kardeşime de annemizden geçti. Küçüklüğümüzden beri annemin elinde sürekli yaptığı bir şeyler olurdu. Biz de göre göre heves ettik ve elimize iğne almaya başladık. İyi ki de almışız çünkü ben kendi adıma çok memnunum. Bir şeyler üretiyor olmanın verdiği zevk hiç bir şeyde yok gerçekten de. Bir de el işi stresli yaşantımı biraz olsun rahatlatıyor sanki.

Yukarıda ki annemin bana yaptığı el nakışı masa örtüsü. Renk uyumu ve desenine bayılıyorum. Annem krem rengi alpaka üzerine yaptı. Genelde el nakışı yapanlar "Maraş işi" tarzı modeller işlerler. Onlar da çok değerli ama artık çoğu kişinin mobilyası modern tarzı. O tür örtüleri de o mobilyalarla kullanmak imkânsız. O yüzden yapılan el işlerinin sandıkta kalmaması için böyle daha modern ve renkli modeller tercih edilmeli.

Bu sefer maalesef paftasız yayınlıyorum çünkü bulamadım :( Yapmak isteyenler olursa bana mail atabilirler paftayı hala arıyorum eğer bulmuş olursam mutlaka gönderirim.

Bir de unutmadan buradan bir kez daha söylüyorum: Ellerine sağlık canım annecim. Seni çok seviyorum...

24 Nisan 2008 Perşembe

3 Kadın... (mim)

Sevgili Gülnur mimlemiş beni. Konusu ise yakınlarımın haricinde beni etkileyen üç kadın;

Canım hocam Jale Parla: Bir insan bu kadar keyif alarak ve bu kadar keyif vererek ders anlatabilir. En sıkıcı dersi anlatırken bile yüzünden gülümsemesi eksik olmaz. İnanılmaz zarif ve asil biri.
Bunların yanı sıra Jale Hoca'nın müthiş bir kariyer hikayesi var. Çok başarılı biri. Bence Türkiye için şans olan isimlerden biri. Ben de ondan ve diğer hocalarımdan (Nazan Aksoy, Murat Belge ve diğerleri) ders aldığım, onları tanıdığım ve bana çok şey kattıkları için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Emily Bronté: Ünlü İngiliz yazar ve romantizmin öncülerinden Emily Bronté'nin tek kitabı Wuthering Heights (Uğultulu Tepeler) en sevdiğim kitaplardandır. Emily Bronté'nin beni etkileyen yönü ise kitabında ki dehasıdır. Okuduğum zaman resmen beni içine alan bir kitap. Okumamış olanlar varsa mutlaka tavsiye ederim.

Üçüncüsü ise Audrey Hepburn: Bir bayan da en önem verdiğim ve beni en çok etkileyen şeyler zariflik ve asalettir. Zaten bu iki kelime de genel de tek bir kişiyi akla getiriyor; o da Audrey Hepburn.
Ben de Sevgili Nur Ayday'ı ve Sinem Yaman'ı ve çocuklaçocuk'u mimliyorum. Bakalım onların cevabı ne olacak :)

20 Nisan 2008 Pazar

Mutlaka Deneyin - Amway Owen Cleaner

Fırınımla sorun yaşıyordum. Ne kadar temizlersem temizleyeyim, hangi deterjanı kullanırsam kullanayım istediğim gibi temizlenmiyordu. Annem en sonunda bu derdime çözüm bulmak için Amway'in fırın temizleyicisini almış bana. Kullandıktan sonra küçük çapta bir şok yaşadım resmen bunca zaman boşu boşuna o kadar uğraşmışım. Fırınım şimdi tahmin ettiğimden de temiz :)

Kullanımı da çok kolay; önce ürünü fırının içine kendi fırçası yardımıyla yayıyorsunuz ve yarım saat bekletiyorsunuz. Sonra süngerle çok bastırmanıza gerek kalmadan temizliyorsunuz ve en son da ıslak bir bezle siliyorsunuz (ürünün arkasında daha detaylı anlatımı var ben fikriniz olması açısından kısaca anlattım). Yalnız burada belirtmeliyim ki ürün fırındaki tüm yağı kaldırdığından silmek için kullandığınız bez biraz fazla kirleniyor. Yıkayarak temizlemek bana pek mümkün gelmedi. O yüzden eski mutfak bezinizi bu işe ayırıp daha sonra atmak en mantıklısı olacak herhalde.
Eğer sipariş vermek isterseniz Amway'in sitesinden bir müşteri temsilcisiyle iletişime geçmeniz gerekiyor.
Fotoğraf çekmeyi unuttuğum için öncesi - sonrası diye fotoğraf yayınlayamıyorum maalesef :(
KadıncaBlog'da ilgili yazı:
Çaydanlığınızın içi kireçlendiyse
Fotoğraf Kaynak

18 Nisan 2008 Cuma

Samet Ağaoğlu - Arkadaşım Menderes



1950 - 1960 Demokrat Parti hükümeti döneminde Başbakan Yardımcılığı yapmış Samet Ağaoğlu'nun kaleme aldığı "Arkadaşım Menderes", 27 Mayıs ihtilaline giden yolda dönemin Başbakanı Adanan Menderes'i anlatmaktadır.

Türk Siyaset Tarihine damgasını vuran 27 Mayıs ihtilalinin sebeplerini bilmiyordum. Bilgi edinmek için de bir şeyler okumak istedim ama okuduğum şeyin tarihi bir incelemeden çok "anı" olarak kaleme alınmasını tercih ediyordum. Seda'nın da tavsiyesiyle "Arkadaşım Menderes" i okudum. Artık o dönemle ilgili az çok da olsa bir bilgiye sahibim. Demokrat Parti'nin genel yapısı, Menderes hükümeti politikası ve 27 Mayıs ihtilaline giden süreç hakkında kafam da bir şeyler var artık.

Kitabın anlatımı çok sade, dili ise çok akıcı. Bu da kitabı daha okunur hale getiriyor bence çünkü eğer tarihi inceleme gibi bir kitap olsaydı okuması bu kadar kolay ve zevkli olmazdı diye düşünüyorum.

Benim gibi Demokrat Parti dönemini merak edenler varsa veya bu günler de anı kitabı okumak isteyenler olursa "Arkadaşım Menderes"i tavsiye ederim.

KadıncaBlog'da ilgili yazı:
Jane Austen - Emma
Adnan Menderes'in fotoğrafı Hürriyet foto galeriden alıntıdır.

15 Nisan 2008 Salı

Everyday Minerals

Bildiğiniz gibi bu yazımda mineral makyajdan ve Everyday Minerals'tan bahsetmiştim (Laçin sağ olsun onun sayesinde tanıştım bu markayla :) ).

Yazıyı yayınladıktan sonra kimi kişiler markanın ürünlerini sipariş edememeye başladılar çünkü Türkiye'ye gönderimlerini durdurmuşlardı. Bir kaç kişi bu konuda bana sorular yönelttiler. Ben de firma yetkililerine yazdım ve iyi haberi aldım :) Sitelerini yeniliyorlarmış ve biter bitmez Türkiye'ye gönderimler tekrar başlayacakmış. Ben de sabırsızlıkla bekliyorum :)

Hala denememiş olanlarınız varsa mineral makyajı ısrarla tavsiye ediyorum. Makyaj yapmış olmanıza rağmen cildinizde hissetmiyorsunuz. Hiç bir zararı olmadığı gibi cildinizin gün içinde ihtiyacı olan mineralleri sağlıyor ve güneşin zararlı ışınlarından koruyor.

14 Nisan 2008 Pazartesi

Saç Bakımı için İpucu

Annemin kuaförüyle arası iyi olduğundan bize ara sıra meslek sırlarını verebiliyor :) Söylediğine göre kuaförlerde yapılan saç bakımlarında aslında özel olarak yapılan bir şey yokmuş ( dökülme için veya başka bir sorun için yapılanları kastetmiyorum. Söylediğim sadece parlaklık ve güç vermek için yapılan bakımlar). Biz evde de kendimiz yapabilirmişiz. Bunun için herhangi bir saç maskesine ihtiyacımız varmış (mesela Lorea'l in) sonra duştayken suyu en sıcak konuma getirip bir havluyu o sıcak suyun altında iyice ıslatmamız gerekiyormuş. Bakım maskesini sürdüğümüz saçımıza iyice sıktığımız havluyu sarıp 15-20 dk. bekletiyormuşuz. İşte bu kadar :)

Bir de adını hiç hatırlamıyorum ama annem bir ara aktardan saç bakım yağı alıyordu. Saça faydası olan bitkilerin karışımından yapılmış bir yağ idi. Ondan çok memnundu. Belki maske yerine öyle bir şey de deneyebilirsiniz.


Tabii bu tür bakımlardan bir kere de sonuç beklememek lazım. Saçınızı yaza hazırlamak istiyorsanız saçınızın nem ihtiyacına göre şimdiden hafta bir veya 15 günde bir bakım yapmaya başlayabilirsiniz.





KadıncaBlog'da ilgili konular:
Evde bakım - İpek gibi saçlar
Saç Düzleştirici


Resimler Kaynak, kaynak

13 Nisan 2008 Pazar

Vapiano

Geçen Cumartesi arkadaşlarımızla birlikte Bağdat Caddesinde Vapiano adlı restaurant'a gittik. Bizim ilk gidişimizdi ama çok beğendiğimi özellikle belirtmek isterim. Vapiano italyan tarzı makarna ve pizza restaurant'ı ama markanın çıkış noktası Almanya. Dünyada bir çok ülkede ve şehirde şubesi bulunmasına rağmen Türkiye'de ilk restaurant'ı Bağdat caddesinde açmışlar.

Girişte size chipli kartlar verliyor ve self service olan restaurant'ta her siparişiniz kartınıza yükleniyor. Çıkışta bu kartlarla ödeme yapıyorsunuz (kaybederseniz 100ytl cezalandırılıyorsunuz).

Vapiano'nun en büyük özelliği makarnalarını kendilerinin imal ediyor olmaları. Sipariş ettiğiniz sos ve makarna türünü çok hızlı bir şekilde gözünüzün önünde pişiriyorlar.

Ben yediğim makarnanın yanına küçük boy da salata almıştım (küçük demeye bin şahit ister :) ). Salatasının da ayrıca lezzetli olduğunu belirtmeden edemeyeceğim.

Eğer pizza sipariş verirseniz, sonu gelmek bilmeyen pizza trafiğini engellemek için size buzzer gibi komik bir alet veriyorlar. Siz masanıza geçiyorsunuz ve pizzanız hazır olduğunda bu alet sesler çıkarıp, titreyip aynı zamanda ışıklar saçarak sizi uyarıyor. Bize haber verildiğinde tam dalmış sohbet ederken bu ne diye yerimizden sıçradık :)

Vapiano da en hoşuma giden şeyse saksı içine dikilmiş taze nane ve fesleğenler. Diyelim ki salatanıza veya makarnanıza bu baharatları eklemek istiyorsunuz tek yapmanız gereken hemen önünüzde bulunan saksılardan bir kaç yaprak koparıp yemeğinize eklemeniz :) O kadar hoşuma gitti ki ben kendim de mutfağım da kullanmayı düşündüm böyle bir şeyi :) İlk işim Koçtaş'a gidip saksı ve nane tohumları almak :)
Eğer siz de gitmek isterseniz Vapiano Suadiye Vakko'nun sokağında. Açık adrese veya telefona ihtiyacınız olursa diye onları da yazıyorum: Telefon : 216 464 42 65Adres : Bağdat CaddesiSelim Ragıp Emeç Sk. 4,Suadiye / İstanbul
Herkese iyi haftalar...

10 Nisan 2008 Perşembe

Jane Austen / Emma

Son okuduğum kitaplardan Emma hakkında bir kaç satır yazmak istiyorum. Aslında bu kitabı okuyalı bir kaç ay oluyor ama yazmak bir türlü kısmet olmadı. Emma'nın filmi de var fakat ben henüz izlemedim. En kısa zamanda izleyip size de yazarım. Kitabın özetini yazmak istemiyorum çünkü okumamış kişilere haksızlık olur diye düşünüyorum.
Emma bilindiği kadarıyla Jane Austen ölmeden önce yayınlanan son kitabı. Ölümünden sonra iki kitabı daha yayınlamıştır. Tabii ki de birçok yazara olduğu gibi farkedilmesi ve edebiyat tarihi içinde yer alması ölümünden sonra olmuştur.

Tüm Jane Austen kitaplarında olduğu gibi Emma'da da sade anlatımın altında büyük bir edebi şaheser yatıyor. Çok akıcı anlatılmış, olay örgüsü birbirine ustalıkla bağlanmış, okuması çok zevkli bir kitap. Tam bir ironi şaheseri diyebilirim.

Eğer roman okumayı seviyorsanız Emma'yı kesinlikle tavsiye ederim...

Evde Cilt Bakımı Yapmaya Ne Dersiniz?

Malum bahar geldi ve vücudumuz bu değişime ayak uydurmaya çalışıyor. Bu yüzden de cildimiz daha fazla bakıma ihtiyaç duyabilir.

Benim de cildim son günlerde oldukça mat görünüyordu ve siyah noktalarımda belirginleşmişlerdi. Siyah noktaların oluşumunu düzenli temizleme, nemlendirme, sigara içmeme gibi şeylerle engelleyebiliriz ama şu bir gerçek ki eğer bir kere var oldularsa onlardan sıkmadan kurtulamayız. Ben de o yüzden evde cilt bakımı yapmaya karar verdim. Eğer ki dikkatli yaparsanız oldukça zahmetsiz ve kolay. Tabii ki iyi bir güzellik salonunda yapılan bakıma benzemeyecektir çünkü evde yapılan sadece cildin en üst tabakasına (epidermis) yapılan bakımdır ama uzman kontrolünde yapılanlarda kullandıkları aletlerden dolayı cildin daha alt tabakalarına inen, daha iyi sonuç verecek işlemler yapılmaktadır. Evdekini sadece temizlik için ayda bir kere yapabilirsiniz.

Şimdi nasıl yaptığımı adım adım yazıyorum:
  1. Öncelikle yüz temizleme jeliniz veya sütünüzle yüzünüzü temizleyin.
  2. Peeling ile yüzünüzü ve boynunuzu dairesel hareketlerle, çok bastırmadan ovun. Eğer doğal yollarla peeling yapmak isterseniz bu yazımdaki ballı şekerli peelingi deneyebilirsiniz.
  3. Bu aşamada buhar banyosu yapmak gerekiyor. Ben daha önce Watsons'dan facial sauna almıştım onunla yaptım ama eğer ki evde yoksa hiç önemli değil kaynattığınız suyu plastik bir tasa koyun ve yüzünüzü tastan çıkan buhara tutun. Başınızın üzerine de havlu kapatın ki buhar dışarıya kaçmasın. Bu aşamada suyun içine çeşitli bitkiler ekleyebilirsiniz. Mesela papatya ve ıhlamur hem cildi temizler hem de parlaklık verir. Ben bu sefer kekik koydum çünkü yeni öğrendiğim bir bilgiye göre kekiğin antibiyotik özelliği varmış. Buhar banyonuzun içine ekleyeceğiniz 2 tatlı kaşığı kekik yüzünüzdeki özellikle siyah noktaları ve sivilceleri iyileştirecektir.
  4. 15 dk. buhar banyosu yaptıktan sonra hafifçe alkole batırılmış makyaj pamuklarıyla çok bastırmadan siyah noktalarınızı sıkın. Alkole batırmamızın sebebi açık gözeneklerin mikrop kapmasını engellemek. Cildiniz buhar banyosundan yeni çıktığından normale göre daha hassas olacaktır o yüzden dikkatli davranmanızda fayda var. Bir diğer önemli nokta da bu aşamada kesinlikle yeni çıkıyor bile olsalar sivilcelerinizi sıkmayın. Gözenekleriniz açık olduğundan yeni sivilcelere çok kolay yer açmış olursunuz.
  5. Sıkma işlemi de bittikten sonra cildinize maskenizi sürün.
  6. Maskeyi temizledikten sonra da yüzünüzü tonikleyip, nemlendiricinizi sürün.

Benim tavsiyem eğer vaktiniz varsa bakımınızı bitirdikten sonra kısa bir uyku uyumanız. Cildinizin nasıl dinlendiğine inanamayacaksınız.

Kadıncablog'da ilgili yazılar:

03 Nisan 2008 Perşembe

Freelance-im


Okuldan mezun olduktan sonra, kendi işimin haricinde Freelance bir şeyler de yapmayı çok arzuluyordum fakat iş bulmada ciddi sıkıntılar yaşıyordum.

Türkiye'de iş verenler güven eksikliğinden dolayı freelancerlarla çalışmak istemiyorlar. Bu sebepten dolayı, iş bulmak da sıkıntı çekiyordum. Benim gibi freelance çalışmak isteyen bir çok kişinin de, aynı sorunu yaşadığını farkettim. Bu yüzden, arkadaşım Seda ile birlikte Freelance-im'i kurmaya karar verdik. Bunu yaparken de amacımız Freelancerlar ve iş verenleri aynı platformda bir araya getirmekti. Bundan sonraki amacımız ise, daha çok kişiye ulaşıp, bizimle aynı sıkıntıları yaşayanlara biraz olsun yardımcı olabilmek.

Eğer sizin de freelance işe veya elemana ihtiyacınız varsa freelanceim@gmail.com kendi tanıtım yazınızı gönderin ve biz de en kısa zamanda yayınlayalım.