07 Mayıs 2008 Çarşamba

Mal beyanı / Mimmm


Laçin'cim beni mal varlığı konusunda mimlemiş. İşte mal beyanım :

Ailem: Annem, babam, kardeşim ve eşim. Onlarsız bir yaşam düşünemiyorum, düşünmekte istemiyorum. Allah huzur ve sağlık içinde uzun bir yaşam versin hepsine...

Sağlığım: Son yıllarda ortaya çıkan bir sürü hastalıktan ve tabiri caizse her evde bir kanserli hasta vakası yaşanır olmaya başladıktan sonra, hem kendimin hem de ailemin sağlığı için daha bir şükreder oldum. Allah hasta olan kim varsa da bir an önce şifasını versin...

Dostlarım: Her önüne gelene dost diyebilen biri değilim. Emek harcanan, güven oluşturulan ve sevgi beslenen ilişkiler dostluk mertebesine ulaşır benim için. Arkadaş ve dost ayrımını da çok kullanırım o yüzden. Az dostum vardır ve onlar kendini biliyor. Buradan saymama gerek yok sanırım :)

Fotoğraflarım: Laçin gibi ben de çok önem veririm fotoğraflara. Yıllar geçtikçe, anılar biriktikçe daha da önemli hale geliyor.

Birikimlerim: Gezdiğim - gördüğüm yerler, yediklerim - içtiklerim, okuduğum - izlediğim şeyler ve tanıştığım - sohbet ettiğim kişiler.

Kitaplarım: Daha önce de bir iki kere yazdığım gibi Karşılaştırmalı Edebiyat mezunuyum. Okuduğum bölüm nedeniyle sevmedim ben kitapları. Küçüklüğümden beri bir an olsun elimden düşmediler. Okumayı söktüğümde annem bana ilk kitaplarımı (Heidi ve Küçük Kemancı) hediye ettiğindeki heyecanımı hala unutamam. Sevdiğim yazarın kitabını elime aldığımda heyecanlanırım, sayfalarına dokunurken içim erir ve kokusunu içime çekmek hoşuma gider. Okuduğum bölüm bana çok şey öğretti. Edebiyatı, tarihi öğrenmedim sadece hayata karşı çoğu kişiden farklı bakabilmeyi öğrendim. Hocalarım Nazan Aksoy, Jale Parla, Murat Belge ve diğerlerine çok teşekkür ederim.
Uzun lafın kısası yıllar içinde oluşturduğum ve kimseyle paylaşmak istemediğim minik çaplı kütüphanem çok değerli benim için.

El işlerim: Emek verdiğim için çok kıymetliler benim için. Bence insanın emeğiyle yaptıkları kalıcı olmasını sağlar. Bir gün biz bu dünyadan göçüp gittiğimizde bile yaptıklarımız yaşayacak ve bizi hatırlatacaklar. Çok gariptir ki ben yaptıklarımı kendim kullanmaktan çok birilerine hediye ederim. Çevremdeki çoğu kişide yaptığım el işi hediyeler vardır :)

Ben de Hatice'yi (elimkolum) mimliyorum :)

Not: resimin kaynağını maalesef hatırlamıyorum.

6 yorum:

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

bunlardan daha değerli bir mal beyanı olabilirmi....:)

ayca dedi ki...

Esracım cevapların çok harika olmuş,aslında bunlar hayatın değerleri, çok güzel bence...:)))

tugce dedi ki...

Elişi ve kitaplar tekrar elime alabilsem iyi olacak ama..... çogu degerleri paylaşıyoruz diyecegim...:)))

cevaplarınız çok hoş.....
sevgiler...

ayşe dedi ki...

Öncelikle mal beyanınızı takdir ettiğimi söylemeliyim.Bir soru sorabilir miyim?Karşılaştırmalı Edebiyat eğitimiz neticesinde iş hayatınız nasıl gelişti?Çok özel olmayacaksa paylaşır mısınız?Ayrıca hocalarınız muhteşemmiş.Çok şanslı olmalısınız.Ben Celal Bayar Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı son sınıf öğrencisim.Malum gelecek kaygısı sarmış durumda bu aralar.
Teşekkürler...

Esra :) - kadincablog.blogspot.com dedi ki...

Ayşe: ben aile şirketinde çalışıyorum o yüzden bu konuda bir sıkıntı yaşamadım. Bölümümü çok severek okumama rağmen okul bitmeden önce ben de aynı endişeleri yaşamaya başlamıştım. Bittikten sonra da gördüm ki sen kendini hangi yönde eğitmeye başlarsan kariyerinde o şekilde gelişiyor. Üniversite mezunu olmak başlangıç gibi geliyor yani bana.

ayşe dedi ki...

Teşekkür ederim Esra.Sanırım dediklerin doğru.Bende bölümümü çok seviyorum fakat ülkemizde iş sahası malesef ki oldukça kısıtlı.Fen Edebiyat Fakültesi mezunlarının kendi alanlarında iş tutturmalarının yolu muhakkak ki öğretmenlikten geçiyor.Bilim adamı olabilmek çok zor.Böyle kısır bir döngü.Neyse umarım dediğin gibi diploma bir başlangıç olur:)